İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, katıldığı bir programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, manevi tahribatın her geçen gün derinleştiği bir dönemden geçtiklerini söyledi. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı… Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı’nın tanıtımı için düzenlenen törene İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da katıldı. Ortam oldukça duygusal ve heyecanlıydı.
Bilal Erdoğan konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. “Allah bize Kur’an’da çok net söylüyor” dedi, “Dağılırsanız zayıf olursunuz. Birlik olun Müslümanlar.” Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlıyı parçalayan akıl, bu topraklarda Türk’ü Kürt’le, Alevi’yi Sünni’yle düşman edebilirse bu toprakları kontrol edebileceğine inandı. Ve bunu başardı.” Yani yıllardır ekilen nifak tohumlarından bahsetti…
Bakın ne dedi Bilal Erdoğan: “Türk-Kürt arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz. Alevi-Sünni arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz.” Geçen akşam bir yemekte Alevi Bektaşi canlarla oturduklarını anlattı. “Kerbela’yı konuştuk. Acılarımızın ve sevgimizin bu kadar ortak olduğunu bizden saklamışlar” dedi. Cehaleti aramıza duvar kılmışlar adeta… Neyse, devam edelim.
İşte tam bu noktada İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kürsüye çıktı. Bakan Çiftçi konuşmasında “Manevi tahribatın derinleştiği, batıl anlayışların zihinleri ve gönülleri kuşatmaya çalıştığı bir dönemden geçiyoruz” ifadelerini kullandı. Siyer Nebi Külliyesi’nin medeniyet iddiamızın güçlü bir nişanesi olduğunu belirtti. Peygamber efendimizin hayatını öğrenmek kadar, ahlakını, merhametini, adaletini nesillerimize aktarmamız gerektiğini söyledi…
Bakan Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: “Biz Risalet’i oku emriyle başlayan bir peygamberin ümmetiyiz. Medeniyet yönümüz ancak bu anlayışla yeniden ihya edilecek, köklerinden aldığı güçle geleceğe yükselecektir.” İmam-ı Azam’dan İmam Gazali’ye kadar bütün alimlerimizin ilmi, ahlakı ve edebi mukaddes bir emanet olarak gördüğünü hatırlattı. Manevi tahribatın derinleştiği bir dönemde ilmin imanla, aklın vahiyle buluştuğu medeniyet tasavvuruna ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Yani anlayacağınız, hem Bilal Erdoğan hem de Bakan Çiftçi, toplumsal kardeşliğin önemine dikkat çekti. Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımlarının yapay olduğunu, bu nifak tohumlarını yok etmek için 23 yıldır mücadele edildiğini anlattılar. Alimler arasındaki dağınıklığa da değinen Erdoğan, “Alimlerimizin arasında birlik olmazsa, nasıl avamlar arasında birliği sağlayabiliriz?” diye sordu.
Programın sonunda Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu, Erdoğan ve Çiftçi’ye hat eserleri hediye etti. İşte böyle arkadaşlar… Manevi tahribatın derinleştiği şu günlerde birlik çağrıları yapılıyor. Bakalım bu çağrılar toplumda nasıl bir karşılık bulacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber