29 Temmuz gecesi Alanya’da, İsviçre’de yaşayan Fatma Dilek Kırkbunar ve arkadaşı Morena Marie Opprecht, halsizlik, bulantı ve güneş çarpması şikayetleriyle bir özel hastanenin Başkent acil servisinde muayene oldular. Saat 23.50’de hastane de gitti ve hemen muayene, serum tedavisi, kan tahlilleri ve ilaç uygulaması yapıldı. İki hasta aynı gece taburcu edildi, fakat fatura çok yüksek çıktı.
Toplam 646,72 euro (yaklaşık 35 bin 500 TL) tutarında fatura her iki hastaya ayrı ayrı düzenlendi, yani 1 293 euro (yaklaşık 71 bin TL) fatura geldi. İki hasta hastane yönetimine yazili itirazda bulundular, fakat ücretlerin normal olduğu söylendi. Fatma Dilek Kırkbunar, “Kayıt sırasında kişi başı 210 euro muayene ücreti aldılar, sonra kan alındı, 440 euro daha faturalandı” dedi. İsviçreli arkadaşı da “İsviçre’de bile bu çok pahalı” diyor.
Hastane, fiyatlandırmada TTB Hekimlik Uygulama Veri (HUV) tabanını kullandığını açıkladı. Her hizmet için bir birim belirleniyor, zorluk derecesine göre katsayı artırılabiliyor. Kayıt, muayene saati ve tatil günlerinde birim değişikliği var. Bu tarifeye göre 10% KDV ekleniyor.
Kırkbunar ve Opprecht, konuyu Sağlık Bakanlığı ve CİMER’e taşıdı, fakat yüksek fiyatlar turistik bölgelerde sağlık hizmeti alırken yaşanan sıkıntıları gözler önüne seriyor. Bu olay, İsviçreli turistlerin Türkiye’de yaşadığı mali baskıyı gözler önüne seriyor.
İlginç bir detay, hastane yönetiminin “HUV Fiyat Tarifi” kullandığını söylemesi, tıbbi hizmetlerin şeffaf fiyatlandırması üzerine tartışma yarattı. Tüm bu bilgiler, Alanya’da yaşayan ve ziyaret eden turistler için bir uyarı niteliğinde.
Hangi kurumlar bu fiyatlandırmayı denetleyece? Bu olayın ardından Türkiye’de sağlık faturasının şeffaflığı ne kadar ilerleyecek? Bak, böyle bir fatura şoku bir dahaki sefere de yaşanır mı?
Kaynak: Orijinal Haber
Fiyat şaşkınlığı yaşadım ama tedavi iyi oldu, teşekkür!