Bunların ardından hastane personeli, tedavi sırasında hastaların yaşadıkları hafif yabancılaşma ve rahatlama hissini gözlemliyor. 55 yaşındaki İsa Sertoğlu sıklıkla “Her gün gidip geliyorum, haftada 5 gün tedavi alıyorum” diyerek, 30 seanslık planı tamamlamaya doğru ilerliyor. Şerife Pulat ise ayağındaki yara nedeniyle tedaviye devam ediyor, “İşte buradayım, iyileşmeye devam ediyoruz” diye ekliyor.
Hiperbarik oksijen tedavisi, Kocaeli Şehir Hastanesi dışında Yalova, Sakarya ve Düzce’de de hizmet veriyor. Akyol, “Ben şu anda 40inci seanstan sonra belirgin bir iyileşme hissettim. İlk başta içerisi uzay mekiğindeymiş gibi geliyor, insan biraz yabancılık çekiyor ama sonradan alışıyorsunuz” diyerek, arkadaşlarla sohbet etmenin zaman geçirmeyi nasıl kolaylaştırdığını belirtiyor.
Tedavi süresi, her seans için iki saat olarak tanımlanıyor ve hastalar bu süre içinde oksijenle dolu bir ortamda rahatlamış hissediyor. Aniden yaşanan işitme ve görme kayıpları, soba zehirlenmeleri gibi acil durumlar da bu tedavinin kapsamına dahil. Uzmanlar, “kemik çürümesi” gibi halk arasında duyulan terimin de bu tedaviyle ilişkilendirilebileceğini söylüyor.
Kısaca, bu şifa kapsülü gibi görünen tedavi ünitesi, hastalara hem fiziksel hem de psikolojik bir rahatlama sunuyor. İlk seanslardan sonra hissedilen iyileşme, hastaların tedaviye devam etmelerini teşvik ediyor. Her gün, her seans, her iyileşme… Sırf bir şifa değil, bir topluluk hissi de var.
Görsele göre, hastane içindeki tedavi süreci, hastaların rahatlamasını ve birlikte geçirdikleri zamanı vurgulayan bir sahne olabilir.
Kaynak: Orijinal Haber
İlk baş şüpheli, şimdi ağrılarım azaldı, teşekkür çok!