Elazığ’ın Keban ilçesi… İşte orada öyle bir doğa harikası var ki, gören bir daha unutamıyor. Adı Çırçır Şelalesi. Üstelik bu şelale sıradan bir şelale değil, dünyanın en genç şelalesi ünvanını taşıyor. 1974 yılında kendiliğinden oluşmuş, kimsenin müdahalesi olmadan. Turkuaz rengi suları öyle güzel ki, insanın gözleri kamaşıyor. Her yıl binlerce kişi bu güzelliği görmek için yollara düşüyor.
Fırat Nehri’nin en dikkat çeken noktalarından biri olan Çırçır Şelalesi, bölge turizminin adeta amiral gemisi konumunda. Rakamlara bakınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Şelalenin yıllık 400 bin kişilik ziyaretçi potansiyeli var. Düşünsenize, dört yüz bin kişi… Her biri bu turkuaz güzelliği görmek için Elazığ’a akın ediyor. Keban ilçesinin bu şirin köşesi, doğaseverlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda.
Peki bu şelaleyi bu kadar özel yapan ne? Öncelikle su debisi. Saniyede 7 bin litreye yakın su akıyor burada. Ana şelalenin bulunduğu noktadan ise 5 bin litre su çıkıyor. Bunun dışında 4-5 ayrı kaynak gözü daha var. Yani bölge adeta suyun cömertçe aktığı bir cennet. Bu sular turkuaz rengini alıp aşağı dökülürken ortaya muhteşem bir görsel şölen çıkıyor. İnanır mısınız, insan saatlerce bu manzarayı izleyebilir.
Şelalenin yanındaki tesisin işletmecisi, bu konuda çok net konuştu. “Şelalemiz 1974 yılında oluşmuş bir şelale. Kendine has çok özel bir niteliği var. Dünyanın en genç şelalesi olma özelliğine sahip” dedi. İşletmeci sözlerinin devamında, 1974 yılından bu yana dünyada kendiliğinden oluşan başka bir şelale bulunmadığı için Çırçır Şelalesi’nin bu unvanı koruduğunu da sözlerine ekledi. Yani bu unvan boşuna değil, gerçekten dünyada eşi benzeri yok.
Çevresine gelince… Alabalık tesisleri var, vadiler var, bir de o doğal iklimlendirme sağlayan serinlik. Sıcak yaz günlerinde insan buraya gelip ferahlıyor. Şelalenin serinliği öyle bir sarıyor ki insanı, bunaltıcı sıcaklar bir anda geride kalıyor. Ziyaretçiler hem bu serinlikte vakit geçiriyor hem de çevredeki tesislerde taze alabalık yemenin keyfini çıkarıyor.
İstanbul’dan ailesiyle birlikte bölgeye gelen bir vatandaş da duygularını şöyle anlattı: “Burada gerçekten muazzam manzaralar var. Ülkemizin her bir köşesi, her bir şehri ayrı birer inci. Elazığ’daki bu alanın da mutlaka gelinip görülmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum.” Vatandaş ayrıca Türkiye’de bitmeyecek kadar güzel coğrafi zenginlikler olduğunu, yıllardır seyahat eden biri olarak Elazığ’a bu üçüncü gelişi olduğunu ama Çırçır Şelalesi’ni ancak ilk kez ziyaret edebildiğini belirtti.
“Elazığ’ın güzelliklerini saymakla bitiremiyoruz” diyen ziyaretçi, Malatya’sı, Elazığ’ı, Şanlıurfa’sı gibi illerin hepsinin birer inci olduğunu ve buranın kesinlikle gelip görülmeye değer bir yer olduğunu sözlerine ekledi. Gerçekten de öyle… Bu coğrafya öyle güzellikler barındırıyor ki, her köşesi ayrı bir hikaye anlatıyor.
Neyse, devam edelim… Çırçır Şelalesi sadece Türkiye’den değil, yurt dışından da ziyaretçi çekiyor. Doğa tutkunlarının yanı sıra fotoğraf meraklılarının da ilgi odağı haline gelmiş. Turkuaz suların oluşturduğu manzara, fotoğraf karelerine adeta tablo gibi yansıyor. İnsan burada çektiği fotoğraflara baktıkça “Burası gerçekten Türkiye mi?” diye soruyor kendine.
Bölge halkı da bu doğa harikasının kıymetini biliyor. Şelale, Keban’ın ve Elazığ’ın tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Her yıl artan ziyaretçi sayısıyla birlikte çevredeki tesisler de gelişiyor, iş imkanları artıyor. Yani bu şelale sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda bölgenin ekonomik can damarı.
1974’ten bu yana aynı heyecanla akıyor bu sular. Dünyada kendiliğinden oluşan başka şelale çıkmadığı için de “en genç şelale” unvanını korumaya devam ediyor. Ama asıl mesele unvan değil, o güzelliği yerinde görmek. Bakalım önümüzdeki yıllarda bu eşsiz doğa harikası daha kaç ziyaretçiyi ağırlayacak? Kim bilir, belki sizde bir g
buraya yolunuz düşer ve o turkuaz suların başında zamanın nasıl geçtiğini unutursunuz. İşte böyle arkadaşlar… Elazığ’ın bu gizli cenneti, gören herkesi kendine hayran bırakmaya devam edicek. Doğanın 1974’te kendiliğinden yarattığı bu eşsiz güzellik, daha uzun yıllar boyunca binlerce insanı ağırlamaya devam edecek gibi duruyor. Kim bilir belki önümüzdeki yıllarda ziyaretçi sayısı daha da artar, belki bu güzel köşe daha çok kişi tarafından keşfedilir. Gelişmeleri takip ediyoruz, bu doğa harikasıyla ilgili yeni haberler geldikçe sizlerle paylaşacağız.
Kaynak: Orijinal Haber