Yozgat’ın kalbi Cumhuriyet Meydanı’nda tik tak sesleri hiç susmuyor. 1908 yılından beri, yani tam 118 yıldır, bu kule zamanı haber veriyor. Dönemin belediye başkanı Tevfikizade Ahmet Bey’in emriyle Şakir Usta’ya yaptırılan yedi katlı yapı, dört cephesindeki saatleriyle kentin simgesi olmuş. Ama bu saatin ayakta kalmasının ardında bir isim var: 62 yaşındaki elektronik ustası Sinan Katlan. Adam tam 40 yıldır her perşembe çıkıyor o merdivenleri, mekanizmayı kuruyor, bakımını yapıyor, ayarlıyor. “Mevsimler değişti, yıllar geçti, insanlar geldi geçti ama saat kulesi hep aynı yerinde durdu.” diyor. Ben de ömrümün büyük bölümünü onun tik tak sesine kulak vererek geçirdim” diye ekliyor. İnanır mısınız, daha çocuk yaşta başlamış bu merak. Saat kulesinin bakımını o dönemin ustası Halim Usta’dan öğrenmiş.
Sinan usta, saatin sadece demir çark ve mekanizma olmadığını söylüyor. “Bu Yozgat’ın hafızası” diyor. “Çocukluğumuzda vardı, bugün de var. Nice insanlar bu kulenin gölgesinde buluştu. O yüzden bu saatin çalışması benim için çok önemli.” Kule, 118 yıldır ayakta, ama bakımı hiç kolay değil. Haftalık periyotlarla mekanizmayı temizliyor, yağlıyor, kontrolleri yaptıkdan sonra kuruyor. “Bir gün ben de bu merdivenleri çıkamayacağım” diyor ustamız, sesinde bir burukluk var. “Ama arzum yetiştirdiğim bir ustanın çıkıp bu saatin bakımını yapması. O zaman gözüm arkada kalmaz.” Neyse, devam… Saat kulesinin bakımını üstlenen başka ustalar da olmuş zamanında, ama Sinan Katlan 40 yıldır bu işi aksatmadan sürdürüyor. Her perşembe aynı saatlerde o merdivenleri tırmanıyor, şehrin tepesinden zamanı kontrol ediyor.
Saat kulesi, Yozgat’ın en önemli tarihi simgelerinden biri. Dört bir yanındaki saatler şehrin dört bir yanından görülüyor. 118 yıldır durmadan çalışıyor. Sinan usta, “Bu saat benim için sadece bir mekanizma değil, Yozgat’ın hafızası” diyor. “Nice insanlar bu kulenin gölgesinde buluştu.” Gerçekten de öyle. Kule, nesiller boyu buluşma noktası olmuş. Kimi sevgililer burada buluşmuş, kimi dostlar, kimi aileler. Saatin her tik takı bir anıyı taşıyor. Sinan usta da bu anıların bir parçası olmaktan gurur duyuyor. “Saatin hala insanlara zamanı göstermesinin gururunu yaşıyorum” diyor. Ama bir endişesi var: “Bu merdivenleri çıkamayacağım gün gelecek. Yetiştirdiğim bir usta olursa gözüm arkada kalmaz.” Bakalım o usta çıkacak mı? Zaman gösterecek…
Kaynak: Orijinal Haber