Cemiyet dünyasının genç ve fenomen ismi Sibil Çetinkaya, kuzeni Derev Clara Kösedağ’ın Mikonos’taki bekarlığa veda partisinde objektiflere takıldı. Geçtiğimiz hafta 20 kişilik kız grubuyla Yunanistan’ın gözde adası Mikonos’a uçan ekip, adada 3 katlı lüks bir evde konakladı. Mekanlar, kıyafetler, her detay Derev’in bekarlığa veda partisine özel seçilmişdi. Ama asıl konuşulan şey bu partinin nasıl ödendiği oldu…
Sosyal medya hesabından sürekli paylaşım yapan Sibil Çetinkaya, merak edilen soruya sonunda yanıt verdi. Sosyete dünyasında herkesin aklındaki soru şuydu: “Bu lüks tatillerin hesabını kim ödüyor?” İşte Çetinkaya’nın açıklaması herkesi şaşırttı. Kimse bu cevabı beklemiyordu, inanın bana. Ne ablası ödüyor, ne bir sponsor var ne de zengin bir hayran… Sistem tamamen farklı işliyor.
Çetinkaya, uçak biletlerinden konaklamaya, restoran faturalarından market alışverişlerine kadar herşeyi “Alman usulü” ödediklerini söyledi. Yani hesap ortaklaşa bölüşülüyor. Fenomen isim yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Biz birçok arkadaşımızın bu tarz etkinliklerine katılıyoruz. Böyle gezilerimizde bir uygulama üzerinden ödemeleri takip ediyoruz. 20 kişilik grubumuz var. O gezide bizimle olan herkesi bu gruba ekliyoruz.”
Peki bu uygulama nasıl çalışıyor? Çetinkaya sistemi şöyle anlattı: “Mesela aramızdan biri market alışverişi yaptı ve 400 euro harcadı diyelim. Oraya yaptığı harcamayı giriyor ve grupta şu kişiye bu kadar borcunuz var diye çıkıyor. Tatil sonunda herkes birbirine ne kadar ödemesi gerektiğini oradan görüp hallediyor.” Yani işin özü şu: Herkes harcıyor, uygulamaya yazıyor, tatil bitince hesaplar şeffaf şekilde kapanıyor. Bugüne kadar hep bu sistemi uyguladıklarınıda belirtti Çetinkaya.
10 Mayıs 1994 doğumlu Sibil Çetinkaya, eğitim hayatına İstanbul’da başladı. İlkokulu ve liseyi bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim bölümüne girdi. Üniversite değişim programlarıyla Londra’ya gitti ve küçüklük hayali olan oyunculuk serüveninde adımlar attı. Londra’dan döndükten sonra oyunculuk sektörüne sıcak bakmadı. Üniversitesinin son yılında Bilgi Üniversitesi’ndeki çeşitli kamera önü programlarında yer aldı. Okulu bitirince medya kuruluşlarında kamera arkasında çalıştı. Sonra kendi kanalını açtı ve YouTube dünyasına adım attı. Kanalında vloglar ve farklı konularda videolar çekiyor, kendi renkli kişiliğini kreatif içerikleriyle izleyicileriyle buluşturuyor.
Sibil Çetinkaya’nın babası ise iş insanı olarak biliniyor. Baba Çetinkaya, elektrik panosu imalatı ve üretimi yapan bir şirketin sahibi. Ailecek rahat bir yaşamları olduğu konuşuluyor ama görünen o ki genç fenomen yine de hesap işini şansa bırakmıyor.
Bu “Alman usulü” sistem sosyete çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Kimileri “Ne güzel, herkes dürüst” derken kimileri de “20 kişilik grupta herkes gerçekten borcunu ödüyor mu?” diye merak ediyor. Neyse, biz yine de Çetinkaya’nın sözlerini aktaralım… Tatil sonunda uygulama üzerinden herkesin borcu net şekilde görülüyormuş. Yani kimse kimseyi mağdur etmiyor, hesap ortada.
Mikonos’taki o 3 katlı ev, seçilen mekanlar, partilere özel kıyafetler… Hepsini 20 kişilik arkadaş grubu paylaşmış. Uçak masrafları, konaklama ücretleri, restoran hesapları, market faturaları… Hepsi o uygulamada toplanmış. Tatil bitiminde herkes kendi düşen payı ödemiş. Bu kadar basit, bu kadar net.
Sosyetenin genç isimleri arasında bu uygulamanın yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı ise şimdiden merak konusu. Acaba diğer ünlü isimlerde bu sisteme geçecek mi? Bakalım bundan sonra cemiyet dünyasında kimler bu “Alman usulü” ödeme yöntemini tercih edecek…
Kaynak: Orijinal Haber