Gümüşdere köyü, Sivas kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta, 05.08.2026 11:21 güncel verileriyle gölün yeniden su tutmaya başladığını duyuruyor. Üç yıl önce kuruyan göl, bu yıl tekrar suyu yakaladı ve şifalı su olduğu iddiası hızla yayıldı. Uyuz, egzama ve diğer deri hastalıklarına iyi geldiği söylenen bu su, köyün gençleri ve şehrin dışında yaşayanlar için serinleme merkezine dönmüştü.
Göl, 3 yıl önce kurumuştu, bu yıl su tutmaya başladı ve sıhhatçı etkisiyle dikkat çekiyor. Köyün eski muhtarı Veli Karavelioğlu, “Burası ‘Uyuz Çermiği’ olarak da geçer. Egzemaya, uyuza ve cilt hastalıklarına şifalı. Bu suyun ölçümlerini yaptırdık ve yüzde 17’si soda çıktı. Burada asla zararlı bir hayvan yaşamıyor” dedi. Kulağa bir masal gibi gelen bu sözler, gölün gökyüzü gibi berrak sularına güvenenleri büyüledi.
Ahmet Derin, “Arkamızda bulunan göl; egzemaya, kaşıntıya ve diğer cilt hastalıklarına iyi geliyor. Bu suyun içerisinde canlı yaşama şansı yok. Herkes rahatlıkla gelebilir. Uyuz dahil birçok hastalığa iyi geliyor. Bu suyu kaybetmeyip değerlendirmemiz gerekiyor. Yetkililerimiz bir el atarsa hem insanlara hem de köyümüze faydalı olur” dedi. Ahmet’in sözleri, gölün tam bir şifa kaynağı olduğunu vurguluyor.
Ali Atalay, her hafta köye gittiğini ve suya girdiğini belirtiyor. “Çocukluğumdan bu yana bu suya giriyorum. Bütün cilt hastalıklarına iyi geliyor. Herkes burayı soruyor ve geliyor. Bu su insanı rahatlatıyor” ifadelerine yer verdi. Ali’nin kalın dudaklarından dökülen sözler, gölün insanları ne kadar etkilediğini gösteriyor.
Göle gelen ziyaretçi sayısı, hem şehir dışından hem de yurt dışından gelen misafirleriyle artıyor. Cumartesi ve pazar günleri göl karşısında kalabalık oluyor; telefonlar çalıyor, telefonla arayanlar var. İnce göl kenarında serinleyen gençler, gölün şifa verdiklerine inandı. Göl, Sivas bölgesinin en çok konuşulan noktalarından biri haline geldi.
Suya dair bilimsel ölçümler, suyun %17’sinin soda olduğunu ortaya koydu. Bu karışım, cilt hastalıklarına etkili olabileceği düşünülen bir bileşen. Ancak, suyun içinde canlı yaşama şansı olmadığını söyleyen uzmanlar, gölün doğal oluşumunu korumasının önemini vurguluyor. Göl, alttan kaynayan bir yer olduğu için suyun içeriği zamanla değişiyor.
Gümüşdere köyü, gölün yeniden su tutmasıyla birlikte ekonomik olarak da bir kıvılcım yakıyor. Yerel halk, göl kenarında serinleme ve şifa arayanları ağırlarken, köyün turizm potansiyeli artıyor. Göl, şehirlere uzak bir yerde, ama yurt dışından bile telefon gelen misafirlerle dolup taşıyor.
Gölün şifalı olduğuna dair efsaneler, köyün kültürel dokusunu oluşturuyor. Göl kenarında yürüüp suya bir damla dökmek, cilt hastalıklarıyla mücadelede bir adım olarak görülüyor. Yerel halk, gölün suyu her dalga ile taze geliyor, tıpkı bir şifa kaynağı gibi.
Bakalım bu şifalı su yeni bir dönem mi getiriyor, yoksa sadece bir söylenti mi? Gölün suyu, gölün sakinleri için bir umut ışığı oluyor. Bu suyun şifalı etkisi, köyün geleceğini şekillendirecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber
İlk başta şüpheliydim ama göl suyuna girdikten sonra egzemam kayboldu, çok rahatladım!