Eda Ö., 3. çocuğuna hamile olan ev kadını, 06.08.2026 tarihinde özel hastaneye rutin kontrol için geldi. Hastane sahnedde yapılan ultrasonografi sonucunda raporda embriyo göremediği ve ‘anembriyonik gebelik’ yani boş gebelik olabileceği belirtildi. 1 saat sonra devlet hastanesine giderek aynı döneme ait ultrason raporunda bebeğin kalp atışının varlığı görüldü. Eda Ö., gelmi, bu durum karşısında şok yaşadı.
Özel hastanedeki ultrason raporunda, doktor Dr. O.Ş.C. tarafından ‘Bebeğin yok, kalp atışı yok, gebelik ölü’ ifadesi verildi ve 30 bin TL talep edi. Hastane yetkilileri, bu raporda bebek ölü raporu verilmediğini iddia etti, ancak son raporda kalp atışı olduğu yazar. Eda Ö., doktorun bu açıklamasıyla yüzleşti ve 30 bin TL karşılığında acil kürtaj yapılması gerektiğini iddia etti.
Eda Ö., savcılığa suç duyurusunda bulundu ve 30 bin TL karşılıgı acil kürtaj işlemi için talep etti. Yaptığı şikayetlerde, doktorun ve radyoloji uzmanının ‘çocuk düşürtmeye teşebbüs’, ‘nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs’ suçlarından cezalandırılmasını istedi. Hastane yetkilileri ise, bebek ölü raporu sunulmadığını ve embriyo izlenemediği için takip önerildiğini savundu.
Hastane yetkilileri, bebek ölü raporu verilmediğini, embriyo izlenemediği için takip önerildiğini söyledi. Eda Ö., hastane yetkililerinin sadece özür dilemesini kabul ettiğini, herhangi bir tazminat teklifinin olmadığını belirtti. Doktorun bu tutumuna karşı, ‘Bunun için yapabileceğiniz hiçbir şey yok, çocuğu aldırmış olsaydım bunu yerine koyamayacaktınız’ dedi ve hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını vurguladı.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Eda Ö., Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi aracılığıyla da şikayetlerini iletti ve süreci takip edeceğini açıkladı. Birçok hasta bu tür durumlarla karşılaştığında, ikinci bir hastane fikrine yönelmeyi tercih edebilir. Sokağın dinamikleri içinde bu olay, sağlık sisteminde şeffaflık ve doğruluk taleplerini yeniden gündeme getirdi…
Kaynak: Orijinal Haber
Daha güvenli bir yer aradım, yanlış.