Bakın ne diyorum, çocukken basit bir boğaz enfeksiyonu sanıp geçiştirdiğimiz o hastalıklar, meğer yıllar sonra kalp kapaklarımıza kadar uzanıyormuş. Evet yanlış duymadınız, o küçücük mikroplar büyüyüp 20-30 yaşlarında bambaşka bir dert olarak karşımıza çıkabiliyor. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Yozgat’ın uyarıları gerçekten tüyler ürpertici cinsten, çünkü hastalık öyle sinsice ilerliyorki…
İşin uzmanı Prof. Dr. Yozgat’a göre bu tablonun arkasında beta mikrobu var. Çocuklar özellikle okul döneminde bu mikrobu birbirlerinden nefes yolu ile kapıyor. Beta boğaza yerleştiğinde de ateşli boğaz enfeksiyonu yapıyor. Hani derler ya “geçer” diye, işte asıl tehlike o “geçer” dedikten sonra başlıyor. Bu dönemde uygun antibiyotik tedavisi çok önemli, ama çoğu aile bunu maalesef atlıyor.
Neyse devam edeyim, hastalığın belirtileri aslında çok farklı şekillerde kendini gösteriyor. Bazı çocuklarda boğazdaki beta enfeksiyonundan yaklaşık 2-3 hafta sonra dizlerde, ayak bileklerinde şişlik ve ağrılar görülebiliyor. İşte bu noktada aileler çoğu zaman “büyüme ağrısı” deyip geçiyor. Ama bazı çocuklarda ise eş zamanlı olarak kalp kapaklarında hasar oluşuyor ve bu hasar iz bırakmadan iyileşen eklem ağrılarından çok daha ciddi boyutlara ulaşabiliyor.
Eklem tutulumu neyse ki iz bırakmadan iyileşiyor, ama kalp kapak hastalığı kalıcı oluyor. Üstelik her geçirilen beta enfeksiyonu kalp kapaklarını biraz daha bozuyor, biraz daha eritiyor ve sonunda 20-30 yaşlarda kalp kapak ameliyatı gerekebiliyor. Düşünsenize, çocukken geçirilen sıradan bir boğaz enfeksiyonu, genç yaşta ameliyat masasına yatırabiliyor insanı. İşte bu yüzden hastalığın bazı durumlarda yıllar sonra fark edildiğini belirten Prof. Dr. Yozgat’ın sözleri oldukça manidar.
Çocuklar genellikle muayene sırasında kalpte üfürüm duyulması üzerine çocuk kardiyoloji bölümüne yönlendiriliyor. Yapılan ekokardiyografi incelemesinde kalp kapağında kaçak tespit edildiğinde, bunun geçmişte iyi tedavi edilmemiş boğaz enfeksiyonlarına bağlı olduğu anlaşılıyor. Yani yıllar önce yaşanan o ihmal, bugünün büyük bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor.
Peki ne yapmak lazım? Akut dönemde erken tanı büyük önem taşıyor. Erken dönemde tedavi edilirse kalıcı hasar gelişmeyebiliyor. Ancak kapak yetersizliği geliştiğinde tanı alan çocuklarda, yeni betaların kalp kapağını daha çok bozmasını engellemek için 21 günde bir şeklinde yıllarca koruyucu antibiyotik iğne kullanmak gerekebiliyor. Bu ciddi bir tedavi süreci, hem çocuk için hem aile için zorlu bir maraton.
Özellikle 3 yaş sonrası çocukların çocuk kardiyoloji kontrolünden geçmesi ve ekokardiyografi inceleme yapılması önemli. Erken tanı sayesinde ileride gelişebilecek kapak ameliyatlarının önüne geçilebilir diyor uzmanlar. Yani o “büyüme ağrısı” dediğiniz şikayetler aslında çok daha ciddi bir şeyin habercisi olabilir, sakın hafife almayın.
İşte böyle arkadaşlar, basit gibi görünen ama yıllar sonra büyük sorunlara yol açabilen bu enfeksiyon, aslında erken müdahaleyle tamamen önlenebilir bir durum. Bakalım aileler bu uyarıları dikkate alacak mı, yoksa pediatrik kardiyoloji kontrolleri yine mi ihmal edilecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber